Available courses

Neo-liberalizmle birlikte çalışma ilişkilerinde işçi sınıfı aleyhine yaşanan dönüşümün sonuçlarına tanıklık ederken covid19 pandemisiyle birlikte sermayenin bu süreci de birikim rejimi lehine değerlendirme çabalarını gördük. Pandeminin kontrol altına alınması için hemen tüm dünyada ve Türkiye’de bir yandan “Evde kal” çağrıları yapılırken diğer yandan “çarkların dönmesi” için milyonlarca emekçinin çalışmaya devam etmek zorunda kaldığı koşullarda sermaye çevrelerinden modern çalışma kampları önerileri geldi ve çeşitli örnekleri hayata geçirilmeye başlandı. İşçi sınıfının beyaz / mavi yakalı, sanayi-hizmet-tarım işçileri, göçmen emekçiler, kayıt dışı çalışanlar gibi çeşitli katmanları pandemide başta yaşam hakkının hiçe sayılması olmak üzere sağlık riskleri, daha fazla yoksulluk ve işsizlik gibi birçok sorunla karşı karşıya kaldı. Gerek uluslararası düzeyde gerekse de Türkiye düzeyinde bir yandan virüsle enfekte olan kesimleri gösteren veriler diğer yandan işsizliğin ve gelir uçurumunun katlanarak arttığını gösteren veriler pandeminin toplumun hangi kesimlerini vurmakta olduğunu da ortaya koymaktadır. Ancak sanayi devriminden “4. Sanayi devrimi”nin tartışıldığı bugüne kadar her tarihsel dönem ve onun koşullarında kapitalizmin aldığı farklı biçimlerin belirleyiciliği karşısında emekçiler ve onların her türden örgütlü mücadeleleri ve bu mücadelelerin nicelik ve niteliklerinin ilgili dönemlerin çalışma rejimlerinin şekillenmesinde etkili olduğunu da biliyoruz. Bugün hem kapitalist üretim ilişkilerinin aldığı yeni biçimlere hem de çalışma ilişkilerinin yarınına dair ortaya konan perspektiflere, tüm dünyada ve Türkiye’de etkisi devam eden pandeminin çizdiği çerçevelerin de eklendiğini görüyoruz ya da durumun görünen kısmının bu şekilde olduğunu söyleyebiliriz. Peki bu görüntünün yarına dair hangi yönde bir değişim göstereceğini belirleyecek olan sınıf mücadelesinin bugünkü durumu bize ne söylüyor?

Pandemi ve pandemi sonrası dünyada emek atölyesinde yukarıda özetlemeye çalıştığımız tabloyu çok yönlü olarak incelemeyi hedefliyoruz. Pandemik dünyada çalışma rejimi ve sınıfın yapısına dair neler söyleyebiliriz? İzole üretim tesisleri ne anlama geliyor? Çarklar dönerse ne olur – dönmezse ne olur? Pandeminin çalışmanın geleceğine dair ne gibi etkileri olacak? Pandemi farklı sektörlerdeki çalışanları nasıl etkiledi? Pandemik dünyada göç ve emek piyasaları arasındaki etkileşim nasıl şekillenmektedir? Pandeminin sınıfsal karakteri var mı? Göçmen emekçiler pandemiden nasıl etkilenmektedir? Pandemi sonrası dünyada çalışma rejiminin şekillenmesinde etkili olacak faktörler nelerdir? İnsansız üretim tartışmalarının pandemik dünyadaki yeri nedir? Sendikaların ve işçi hareketinin pandemi karşısındaki durumu nedir? Sermayenin gelecek tahayyülü bize ne söylüyor? Mevcut durum bir tür distopyaya mı yoksa ütopyaya mı işaret ediyor? “Bilim” ve “Kurgu” ekseninde pandemik çalışma rejimini açıklayabilir miyiz? vb. sorular atölyenin pandemik dünyada emeğin durumunu farklı boyutlarıyla tartışacağı sorular olacak. Atölye, tüm katılımcılarıyla birlikte çalışma rejiminin ve emeğin bugünü ve yarınına dair bu tartışmalar ışığında somut değerlendirmeler yapmaya çalışacaktır.